Tüm Kategoriler


Sayfalar

Kalbim Acıyor

  Saat sabahın dördü... Az sonra ezanlar okunacak. Ban hala uyumadım, koltukta oturmuşum, öylece camdan boğazı seyrediyorum. Neden? Kaç gündür böyle bu! Güçlü bir el omuzlarımdan koltuğa mıhladı adeta, yatağa gidemiyorum. Kaç kere bu koltukta uyuyup kaldım? Kaç kere, güneşin doğuşuyla beraber hayata dahil olan martı çığlıklarıyla uyandım? Bu soruların cevaplarını biliyorum hem de hepsinin! Sayıyorum çünkü; zihnime çentik atıyorum keskin bir bıçakla. Her defasında kanıyor zihnim, ince bir kan sızıyor. Sızan kan kalbime damlıyor, ruhuma damlıyor. Oysa ilk üç gün atmamıştım.
  Gözüm kapıda, gözüm telefonda, gözüm pencereden görebildiğim yolda beklerken; umutsuz da olsa beklerken... Dördüncü gün aldım elime keskin bıçağı, dört çentik birden attım kanırta kanırta. İlk üç günün çentiğini de unutmadan. Bugün 23 gün oldu tam. 23 gündür bu koltuktan yatağa gidemiyorum. Yarın 24 olacak, sonra 25... Ne zaman saymayı ve zihnime-ruhuma-kalbime çentik atmayı byrakacağım? Ne zaman? Kalbim acıyor. Bu iyi haber; yaşadığımın en önemli belirtisi. Ama acıyor kalbim. Sensizlik öyle oturdu ki içime; öyle ağır ki sensizlik, omuzlarıma çöktü işte. Yatak odamıza gidemiyorum; yataktaki kokun kaybolmasın diye, bakmalara doyamadığım, öpmelere doyamadığım, başının yastıkta bıraktğı çukur kaybolmasın diye... Geleceksen gel artık, ne olur...




Yazar Hakkında

cuma

Edit: Sword76


Yorumlar

rozitaJune 6, 2015 Reply

o koltukdan kalk ve sen ona git


Senin Yorumun