Tüm Kategoriler


Sayfalar

Mavi Gözlü Adam

  Hikâyemiz çok uzak da değil, çok yakınımızda kalbimin tam da ortasında. Sevmekten yorulmuş bir kadın ve sevilmeye doyamamış bir adam arasında geçmekte. Kadın aciz adam egoist... Siyah ve mavi gibi birbirine çok uzak ama bir o kadar da yakın. Doğum günü partisinde tanıştığım bir adam tam 10 ay sonra mesaj attı. Başta sıradan biriyken zamanla kalbimin en kıymetli köşesine yerleşti. Bir ekim günü kalbimde hiç açılmayacağını sandığım kapılar aralandı. Mavi gözlü adamın her halinden belliydi kalbimi acıtacağı. Aşk da bu değil miydi zaten? Kabuk bağlamaya yüz tutmuş bir yarayı tekrar tekrar kanatmak...
  Ama olsun onun deniz gözlerine bir dakika daha fazla bakmak için bir ömür verilir. Uzun süre konuştuk ikimiz de birbirimize karşı bir şeyler hissetmeye başladık. Her şey güzel gidiyor derken en yakın arkadaşı Mavi’nin hayatında benden başka birilerinin daha olduğunu söyledi. Başta kime, neye inanacağımı şaşırdım. Mavi’yi tamamen hayatımdan çıkarmaya karar verdim ama işte olmadı. Hesapla kitapla yürümüyor tabi bu işler. Bir süre sonra arkadaşı her şeyi yanlış anladığını söyledi. İnanılır mıydı bilmiyorum… Belki de sadece inanmak istediğim için inandım! Mavi’yle hiç başlamamış olan hikâyemiz bitmesin diye inandım. Mavi’nin beni gerçekten sevdiğini hiç bir zaman hissetmedim. Ben onun için elimden gelen her şeyi yapıp uğraşırken o benim için kılını bile kıpırdatmıyordu.
  Arkadaş olduk, sırdaş olduk hatta belki dost bile olduk ama bir türlü sevgili olamadık. Kim bilir belki de Tanrı istemiyordu bunu. Ona karşı olan hislerim gün geçtikçe arttı. Belki elde edemediğim için belki de içten içe âşık oluyordum. Hayatımda gördüğüm en umursamaz insandı o. Her gün başka bir özelliğini öğreniyordum. Eski bir kütüphanenin tozlu rafları arasında kalmış gizemli bir kitap gibiydi Mavi. Hoş kitap sevmeyen bir adamı kitaba benzetmekte yalnızca benim gibi yürekli kadınların harcı olsa gerek. O deniz gözleri olan ama denizi sevmeyen bir adam. Ben ise denize âşık bir kadın... Onunla mavi ve siyah gibiydik. O hayali kurulan, ulaşılmaz mavi, Ben karamsarlığın, umutsuzluğun siyahı...
  Sevmek güzel şey... Peki ya sevilmek? Bu duyguyu hiç tatmayacağım sanırım. Kim bilir belki Mavi öğretir bana sevilmeyi. Zamana ihtiyacımız vardır belki de. Belki aylar belki de yıllar sonra başlar hikâyemiz. Aylarca konuştuktan sonra değişti her şey. Konuşmamaya başladık. Araya aylar girdi. Hayatıma birilerini sokmaya çalıştıysam da olmadı. Bir türlü yapamadım. İçimdeki kocaman gökyüzüne bir tek onun mavi gözleri yakışıyordu. Uzun bir süre hiç konuşmadık. Sonra onu son kez görmek için okuluna gittim. Beni hiç tanımıyormuş gibi davrandı. Gözlerimi kaçırdım hep gözlerinden, şayet tekrar değseydi gözleri gözlerime kalkamazdım tekrar ayağa. Sonra bir gün sarhoşken aradı saçma sapan konuştu. Tam bir şeyler söyleyecekken arkadaşı telefonu elinden alıp kapattı. Yine başlayamamıştı hikâyemiz!
  Şimdi yeniden konuşuyoruz. Kim bilir belki bu sefer başlar hikâyemiz. Buraya kadarki yazdığım kısım hiç başlamayan hikâyemizin giriş bölümüydü. Kim bilir belki bir gün mutlu hikâyemizi de yazarım. Ben Siyahın Kraliçesi, şimdi mavi denizlere yelken açma zamanı. Belki boğuluruz bu uçsuz bucaksız denizde. Belki de ıssız bir adaya düşer mavi bir hayata başlarım. Unutmayalım ki yarın daha çok sevmek için, bugün daha çok acı çekmek gerekir... 




Yazar Hakkında

Nurkader Gül

Edit: Sword76


Yorumlar

PoLYaNNaMay 9, 2016 Reply

Sabırlısın. Bekle gör politikası fazla bekletirse bence çok da durma.


Senin Yorumun